Google Reklamları

Son Haberler

Mail listemize katılın. Son gelişmelerden anında haberdar olun.


Kırkambar
PDF Yazdır e-Posta
 
PDF Yazdır e-Posta








 








 















 

 






 









 
 















 
 
PDF Yazdır e-Posta
GARCIA'YA MEKTUP

 

Amerika Kurtuluş Savaşı'nda Küba' da bu savaşı İspanya ordusuna karşı sürdüren General Garcia'ya bir talimat ulaştırmak gerekir. Küba dağlarına sığınan General Garcia'nın yeri yurdu bilinmez. Posta ve telgrafla da haberleşmek imkansızdır. Bu durumda Amerika Cumhurbaşkanı'nın talimatını, Garcia'ya bir mektupla göndermesi gerekir. Bunun için özel kurye olarak Cumhurbaşkanına takdim edilenler, emri dinledikten sonra Başkan'dan Garcia' nın kim olduğunu, nerede ve nasıl bulunabileceğini, oraya nasıl gidileceğini sorunca, Başkan hepsini kovar.

 

Birisi Cumhurbaşkanına şu fikri verir:

- Rowan adlı bir yüzbaşı var, Garcia'ya mektubu ancak o götürebilir.

Yüzbaşı Rowan, hemen Cumhurbaşkanının huzuruna çağırılır. Görev ve mektup kendisine verilir. Rowan tek bir soru dahi sormadan "Başüstüne Başkanım." der. Mektubu deriden bir keseye koyup kalbinin üzerine yerleştirir. Bütün problemlerini kendisi halleder. Hazırlığını yapar. Yola koyulur. Dört gün sonra bir gece Küba sahiline çıkar, ormanlara dalar, 3 Haftalık bir yaya yolculuğundan sonra General Garcia'yı bulur. Mektubu takdim eder. Geri döner ve Amerikan Cumhurbaşkanına tekmilini verir.

Bu gerçek olay, o zamana kadar tanınmamış bir yazar olan Elberd Hubbard tarafından 1899 yılında Amerika'da Philistine Dergisi'nde yazılıp yayınlanmıştır.

Yazar bu makalesinde "Benim burada anlatmak istediğim, Yüzbaşı Rowan'ın dört gün sonra Küba sahillerine ulaşmasının, ormanlara dalıp üç hafta yaya olarak seyahat etmesinin, dağlarda ve ormanlarda Garcia'yı bulmasının hikayesi değildir. Burada anlatmak istediğim husus, Yüzbaşı Rowan'ın tunçtan heykelinin dökülüp her okula örnek insan modeli olarak dökülmesi gerekliliğidir.

Dünyanın her yerinde, Allah'ın her günü milyonlarca yöneticinin Garcia'lara gönderilecek mektubu vardır. Öte yanda, gençlerin muhtaç oldukları şey sadece bilgi ve bununla ilgili bir dizi teori değildir. İrade sahibi olmak, kendilerinden istenen görevlere sadık kalmak, kendi insiyatifleri ile derhal harekete geçip enerjilerini bir amaç üzerinde toplamak ve aldığı görevi yerine getirmektir. Yani verilen mektubu Garcia'ya götürmektir.

Medeniyet, bu çeşit insanları bulmak için yapılan uzun ve hummalı bir araştırma içindedir. Böyle bir adama ne isterse verilir. Ona her şehir, kasaba ve köyde, her daire her mağaza ve her fabrikada, her okulda ihtiyaç vardır. Bütün dünya Garcia'ya mektup götürecek adam arıyor.

Hizmette bireylerin ilgisizliği, bilgisizliği, beceriksizliği toplumları ve örgütleri felçli kılar. Hizmetin çarkı dönerken, çarkın bir dişi kendi işini hiçbir nedenle durdurmaya mezun değildir. Aksi halde hizmet durur." der.

 

 
PDF Yazdır e-Posta
KISSADAN HİSSE

Eski bir Hint masalı şöyle sürer gider. Bir zamanlar çok büyük bir ressam varmış. Eserleri herkes tarafından beğenilirmiş.Ona Hintçe'de renklerin ustası anlamına gelen "Ranga Charya" adı verilmiş. Ranga yıllar içinde, alanındaki ustalığını kanıtlarcasına kendine özgü bir renk stili geliştirmiş. Bir sanat okulu açmış ve orada müritlerine sanatın inceliklerini öğretmeye başlamış. Belli bir müfredatı ve süresi yokmuş okulun. Kendince bir öğrenci değerlendirme yöntemi geliştirmişti.
 

Okulunda bir öğrenci olan Rajeev çok aceleciydi. Allah vergisi bir yeteneğe sahipti ve Ranga'nın aradığı özellikler doğrultusunda; diğer öğrencilerden çok daha hızlı bir başarı gösteriyordu. Bir gün çok kibar bir şekilde Ranga Guruji'ye final uzmanlık sınavını ne zaman alacağını sordu. Ranga gülümsedi ve dedi ki: "Rajeev, sen benim gelecek vaad eden öğrencilerimden birisin. Çok kısa sürede sanatın inceliklerini öğrendin. Sanırım şimdi final sınavının zamanı geldi."

Ranga, "Rajaeev, bir resim yapmanı istiyorum, bu senin en iyi resmin olmalı ve herkes hayran kalmalı. Şimdi acele etme ve hayatının şaheserini yap." dedi. Rajeev gece gündüz çalıştı; en güzel resmini yaptı ve Ranga Guruji'ye getirdi. Ranga: "Şimdi bunu şehir meydanında halkın beğenisine sun." dedi. "İnsanların senin eserini görmelerine izin ver. Resmin altına büyük ve koyu harflerle, bu resmin halkın değerlendirmesi için oraya konulduğunu ve resimdeki hataların izleyenler tarafından üzerine bir X çizilerek belirtilmesini yaz."

Rajeev Ranga'nın dediklerini yaptı. Resmi şehrin en merkezi yerine koydu. Birkaç gün sonra Ranga onu gidip getirmesini söyledi. Rajeev meydana giderken çok heyecanlıydı. Ancak oraya vardığında çok büyük bir hayal kırıklığına uğradı. Tüm resim baştan aşağı X işaretleriyle doluydu. Büyük bir kalp kırıklığıyla resmi Guru'ya gösterdi. Ranga O'na asla umutsuzluğa kapılmamasını ve yeniden bir resim yapmasını tavsiye etti. Rajeev yeni bir sanat şaheseri daha yaptı.

 Ranga daha önce söylediği şeyleri tekrarladı. Ancak en son satırda değişiklik yaparak. Bu kez Rajeev'e resmin yanına boya ve fırça da koymasını söyledi. Resmin altına yazdığı mesajda izleyicilerin hataları bulması ve resmin yanında bulunan malzemeleri kullanarak düzeltmeleri istenmişti.

Birkaç gün sonra Rajeev resmi almaya gittiğinde şaşırdı. Çünkü resmin üstünde hiçbir işaret olmadığı gibi yanına konmuş olan malzemelere de hiç dokunulmamıştı. Rajeev resmi Guru'suna sunarken çok mutlu olmuş ve içi özgüvenle dolmuştu. Ranga yine gülümsedi ve : "Rajaeev bugün öğrenmiş olduğun bu dersle birlikte artık senin eğitimin tamamlandı." dedi.

"Sevgili oğlum, eğer bu dalda mükemmellik  ve yücelik istiyorsan sadece sanatta ustalaşmış olman yetmez. Ama insanların, eline fırsat verildiğinde hiçbir şey bilmedikleri bir konuda bile eleştirip, değerlendirme eğiliminde olduklarını da öğrenmen gerekir. İnsanlar hiçbir bilgisi ve ciddiyeti olamadan yargılamalarda bulunur ve birbirlerine fikirlerini söylerler. Senin ilk resmini X' lerle doldurdular. Çünkü onları engelleyecek hiçbir risk yoktu. Ve çoğunun bu konuda hiçbir yeteneği ve bilgisi de yoktu. Ama onlara sunulan bu fırsatı memnuniyetle değerlendirdiler. Ama aynı insanlar, hataları bulup düzeltmeleri istendiğinde bunu yapmadılar. Çünkü bu kez onların bilgisi ve yeteneği risk altındaydı; bu konudaki eksikliklerini göstermekten çekindiler. Uzak durmayı tercih ettiler." Ranga devam etti: "Böylece sevgili oğlum, senin çalışman, senin yeteneklerin, senin bilgin, senin sanat alanındaki çabaların; senin çok çalışmanın ve içten uğraşlarının değerli bir ürünüdür. Bunu dünyaya bedava sunma. O zaman çalışman ilk resminin uğradığı sonuca uğrar."

 
PDF Yazdır e-Posta
BAZI İŞLER HEPİMİZİN İŞİDİR

Öykümüz; Herkes, Birisi, Herhangibiri ve Hiçkimse adlı dört kişi hakkında.

Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve Herkes, Birisi' nin bu işi yapacağından emindi.

Gerçi bunu Herhangibiri de yapabilirdi ama Hiçkimse yapmadı.

Birisi buna çok kızdı. Çünkü Herkes'in işiydi. Herkes, Herhangibiri'nin bu işi yapabileceğinin düşünüyordu ama Hiçkimse, Herkes'in yapamayacağının farkında değildi.

Sonunda Herhangibiri'nin yapabileceği bir işi Hiçkimse yapmadığı için, Herkes Birisi'ni suçladı...